Bir yerden mi başlaması gerekiyor insanın yoksa zaten başlamış olan bir hikayeyemi ayak uyduruyoruz emin olamadan Istanbul'un bilmem hangi semtinin tuvaletinde dünyaya gözlerimi açıyorum.. Komik değil mi ama eski zamanlarda gayet yaygın bir şey salon, banyo, yatak odası.. Benim şansım ise tuvaletmiş ahahhaah tek sorun doğum belgem bulunmadığından dolayı şuan nüfusta doğum yerimin yanlış yazması. Doğumdan sonra ailenin Diyarbakır’a gitmesiyle de kimlikteki Doğum yeri Diyarbakır olur.. 10 Kasım doğumluyum ve Akrep burcu oluyorum buna göre. Burçlarla ilgilenen varsa burcumun tüm özelliklerini de taşıyorum..
İstanbul'da doğup, İstanbul'da büyüyüp üniversitenin ilk senelerini Malatya’da geçirdiğim gerçeği artık dönülmez bir bağlantı ve ardından da İstanbul’a dönüp, burada çalışmaya başlasam dahi insanların hala da Malatyalı mısın? Diye ani sorular sormasına neden olmuştur.
Kendimi daha nasıl, nelerle, neler katarak geliştirebilirim derken kafayı yiyen bir insanım. Çok plan yaparım ama sadece yaparım o planı yaparken yaşadıklarım ya da o yolun üstü tam anlamıyla muamma. Dillere çok ilgim var ve şuan Kürtçe, Türkçe, İngilizce, Norveççe, Korece, İspanyolca en iyi olduğum diller diğerleri de sırasıyla ilerliyor.. Üniversite’de ve sonrasında bir kursta Fransızca eğitimi de alıp yarıda bırakmak zorunda kaldım.
Çok gezerim, çok gezmeye ve keşfetmeye düşkünüm. Bunu gerçekten nereye ait hissettiğimi bulmak için yapıyordum taa ki Norveç ile karşılaşana kadar sonrasını bilenler bilir İnstagramdan.. Kendimi yola atıp herşeyi silip çekip gidesim var. Sadece yol, ben ve kader.. Bunu söylerken bile içimdeki mutluluk katlandıkça katlanıyor. Seviyorum kaybolmayı caddeler arasında ya da insanlara yön sorarak uzun yollar almayı. Diğer insanlar ile etkileşime geçmeyi. Onlara onların dilinde dokunmayı. Böyle küçük şeyler mutlu ediyor sanırım yani bir kelam yetiyor bir insanla.
En korktuğum şey ise yanlış anlaşılıp kendini biraz daha yanlış ifade etme durumu. Yani daha kötüsü olamaz. Bir de benliğime gelen önyargı ve tehdit tarzı savurmalar. Hepimiz yaşadıktan sonra neden anlaşamıyoruz ya da anlamak istemiyoruz.. Hepimiz ardımızda çok derin hikayeler barındırıyoruz ve birbirimizi daha kötü göstermek yerine anlayışla hepimizin bu yolda bir diğerimizi desteklememiz gerektiğini savunuyorum.
Bu arada fiziksel ve diğer üst kabuga gecersek. 1.74cm boyunda 56 kilo olan bir Fenerbahçe taraftarıyım. En iyi olduğum spor Badmintondur ve ne kadar bahsetmeyi sevmesem de sesim bir denli güzeldir. Kısaca kendimi tanıtma amaclı bir yazı olsun istedim. Gec olsun ama güç olmasın dedim! Sorularınızı bekliyor olacağım, hoşçakalın :))))
İzleyiciler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Demolition Confirmed.
What happened while I was happy to be back and suddenly disappear again? Probably something massive since I was so lovely jubbly... Let...
-
Here I come with something very different and kinda been asked to write about since I've got a lot of questions about my Norway journ...
-
Holllaaaaaaa mi amigos .... Bu yazımda şöyle farklı bir giriş yapayım dedim. Şubat'ın bu kadar çabuk biteceğini hesaba katma...
-
What happened while I was happy to be back and suddenly disappear again? Probably something massive since I was so lovely jubbly... Let...
Neden tuvalet salon, oda, koridor değilde tuvalet?:))
YanıtlaSilHayattaki sansimi acikliyor olabilir ya da neden bu kadar garip oldugumu... Neden oldugunu ben bile bilmiyirum, herhalde ani dogum sancisinin verdigi ani bir karar olsa gerek 😅
SilBence bu durum seni herkesten farklı kılıyor bu yüzden şansli birisin herkesten farklı olduğun için:)) ((
YanıtlaSil