İzleyiciler

28 Nisan 2017 Cuma

AnadoluJet Faciaları

 Bu aralar git-geller nedeni ile baya bir gec yazmak durumunda kalıyorum.. Özür diler konuma giriş yaparım.
 Öncelikle her uçak yolcusunun bildiği şey Pegasus vasatlığıdır ki bu yüzden hep Anadolu Jet'i tercih ederiz.. Ama şu son iki yolculukta Anadolu Jetin bile ne denli kötü olabileceğini fark ettik.. Türk Hava Yollarına yakışmayan bir şekilde!
  İlk olarak Istanbul'dan Diyarbakır'a giden sabah 7uçuşu için sabahın 5bucuğu gibi Sabiha Gökçen Havalimanındaydık ki uçuşumuz sis nedeni ile iptal edildi eyvallah diyip beliyoruz yarım saat.. Pegasusun Diyarbakır uçusu da erteleniyor.. Bizim ki bir saat daha erteliyor onlar da bir saat daha erteliyor tekrar yarım saat derken 2 saat oluyor toplam velhasıl Pegasus kalkıyor ama hala Anadolu Jet uçağını bekliyoruz.. Değil kalkmak uçak ortada bile yok! Gelen uçağı başka sefere yollamışlar tekrardan uçağın gelmesi ve yeni ekibin olmaması gerçeğini sis bahanesi ile örtmeye çalışmışlar... Tabi bunu insanların Pegasus gibi yan sanayinin kalkması ile müdürü çağırtmaları ve haklı isyanları sonucunda isyan etmeleriyle öğrendik.. Cenazeye giden mi, hasta olan mı ne ararsan. Yarım saat gec kalsanız sizi almadan kalkacak olan ucak sizi 5 saat bekletiyor ki hala bekletecek çünkü UÇAK YOK!!!!
  En son ne mi oldu? Ağrı seferi için kalkacak olan uçak Diyarbakır rotasına döndü ve Ağrıya gidecek olan uçağa bindirilip son anda rota değişimiyle Diyarbakıra inebildik. Ağrı yolcularına ne oldu hiç bilmiyorum ama o 5 saat ki insanlar fark etmese devam edecek mağduriyet hala Anadolu Jet'ten kötü bahsetmeme nedendir derken o da ne.....??
 Dün akşam(27/04/2017) Malatya'dan İstanbul'a gelecek olan yine Anadolu Jet'e ait olan uçağa biniyoruz. Hadi bismillah falan derken ne mi öğreniyoruz uçakta arıza varmış.. Hayır sen önceden kontrol ettirmedin mi? Bu arıza varsa nasıl insanları o uçağın içine alabilirsin? Ya fark edilmeseydi? Derken yarım saatte anca çözülüyor sorun ve kalkış yapıyoruz.. Tabi toplamda 1-1.30 saat gec iniyorum Istanbul'a..
 Anadolu Jet'i bir daha över ya da illa Anadolu Jet olsun der miyim muamma. Bu olaylar Pegasus firmasına iyi bakmamı sağlıyor nihayetinde. Türk Hava Yollarına yakışmayan ve fazlasıyla kötü olaylar. İnsanları keriz yerine koymaya çalışmak ya da kontrol edilmemiş bir uçağa bindirmek büyük olay. Dilekçelerimi vermiştik ama hiç işe yaramamış gibi gözüküyor sevgili THY...  Bu yazımda yakarış oldu biraz ama bunu yazmak zorunda hissettim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sevgili arkadaşları. Hoşçakalıınnnn :)

21 Nisan 2017 Cuma

Ben, Kendim

   Bir yerden mi başlaması gerekiyor insanın yoksa zaten başlamış olan bir hikayeyemi ayak uyduruyoruz emin olamadan Istanbul'un bilmem hangi semtinin tuvaletinde dünyaya gözlerimi açıyorum.. Komik değil mi ama eski zamanlarda gayet yaygın bir şey salon, banyo, yatak odası.. Benim şansım ise tuvaletmiş ahahhaah tek sorun doğum belgem bulunmadığından dolayı şuan nüfusta doğum yerimin yanlış yazması. Doğumdan sonra ailenin Diyarbakır’a gitmesiyle de kimlikteki Doğum yeri Diyarbakır olur.. 10 Kasım doğumluyum ve Akrep burcu oluyorum buna göre. Burçlarla ilgilenen varsa burcumun tüm özelliklerini de taşıyorum..
 İstanbul'da doğup, İstanbul'da büyüyüp üniversitenin ilk senelerini Malatya’da geçirdiğim gerçeği artık dönülmez bir bağlantı ve ardından da İstanbul’a dönüp, burada çalışmaya başlasam dahi insanların hala da Malatyalı mısın? Diye ani sorular sormasına neden olmuştur.
 Kendimi daha nasıl, nelerle, neler katarak geliştirebilirim derken kafayı yiyen bir insanım. Çok plan yaparım ama sadece yaparım o planı yaparken yaşadıklarım ya da o yolun üstü tam anlamıyla muamma. Dillere çok ilgim var ve şuan  Kürtçe, Türkçe, İngilizce, Norveççe, Korece, İspanyolca en iyi olduğum diller diğerleri de sırasıyla ilerliyor.. Üniversite’de ve sonrasında bir kursta Fransızca eğitimi de alıp yarıda bırakmak zorunda kaldım.
 Çok gezerim, çok gezmeye ve keşfetmeye düşkünüm. Bunu gerçekten nereye ait hissettiğimi bulmak için yapıyordum taa ki Norveç ile karşılaşana kadar sonrasını bilenler bilir İnstagramdan.. Kendimi yola atıp herşeyi silip çekip gidesim var. Sadece yol, ben ve kader.. Bunu söylerken bile içimdeki mutluluk katlandıkça katlanıyor. Seviyorum kaybolmayı caddeler arasında ya da insanlara yön sorarak uzun yollar almayı. Diğer insanlar ile etkileşime geçmeyi. Onlara onların dilinde dokunmayı. Böyle küçük şeyler mutlu ediyor sanırım yani bir kelam yetiyor bir insanla.
 En korktuğum şey ise yanlış anlaşılıp kendini biraz daha yanlış ifade etme durumu. Yani daha kötüsü olamaz. Bir de benliğime gelen önyargı ve tehdit tarzı savurmalar. Hepimiz yaşadıktan sonra neden anlaşamıyoruz ya da anlamak istemiyoruz.. Hepimiz ardımızda çok derin hikayeler barındırıyoruz ve birbirimizi daha kötü göstermek yerine anlayışla hepimizin bu yolda bir diğerimizi desteklememiz gerektiğini savunuyorum.
 Bu arada fiziksel ve diğer üst kabuga gecersek. 1.74cm boyunda 56 kilo olan bir Fenerbahçe taraftarıyım. En iyi olduğum spor Badmintondur ve ne kadar bahsetmeyi sevmesem de sesim bir denli güzeldir. Kısaca kendimi tanıtma amaclı bir yazı olsun istedim. Gec olsun ama güç olmasın dedim! Sorularınızı bekliyor olacağım, hoşçakalın :))))

15 Nisan 2017 Cumartesi

Pasaport ve Biz

Kanayan yaram bordo pasaportumu anlatmaya geldi sıra. Bilindiği gibi biz sıradan Türk Vatandaşlarının ya Yeşilini ( anne veya babasından herhangi biri ya da ikiside fark etmez ) ya da Bordosunu alma hakları var diğer iki çeşit devlet üst düzey bireylerine veriliyor. Yeni yürürlüğe göre artık ikametgahınızın olduğu ilçe emniyet müdürlüğüne kadar gitmenize gerek yok T.C. Sınırları içerisinde herhangi bir Emniyet Müdürlüğünden yine yeni sisteme göre alacacağınız randevu ile pasaport başvurunuzda bulunabilirsiniz.
 Gelelim başka bir soruya, Öğrenci Pasaportuna... Ne kadar sürer? Nasıl alınır? Yararı nedir? Şimdi teker teker cevaplayayım. Öncelikle pasaport alma gereksinimlerinden başlayıp giriş yapayım :

 2 adet Biometrik fotoğraf
 Defter parasını ödediğinize dair ıslak damga ve imza taşıyan dekont
 Kimlik'inizin önlü arkalı fotokopisi
ve eğer öğrenci iseniz ;
 Öğrenci belgeniz

 Tabi ki de yaşamdan deneyimlerimle anlatmaya devam edeyim. Kalkıp dersleri 1 haftalığına ekip Istanbulda gittim neymiş ikametgahın bulunduğu yer  olacakmış.. Bayrama denk geliyor ve açık fotoğrafçı bile bulamıyorum derken şansa bir tane buluyorum ve Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçısı gibi çıktığım o çok iğrenç biometrik fotoğrafı çektiriyorum ve öğreniyorum ki randevu sistemi... Tabi hemen internete girip bakıyorum ama yakın tarihe yok.. Kalkıp o kadar istanbula geleyim, ulan sırf öğrenci pasaportunu uyguna alayım kendim ödüyorum diye onun için bile 1 yıl bekleyeyim ( liseden sonra 1 sene daha hazırlanan ya da hazırlanmak zorunda kalan öğrenci modeli ) ama yok.. Neyse diyor gideceğim günün ertesine Malatyada randevu alıyorum..
 Tüm belgelerim hazır yeni düzenleme ile harç parasıda yok öğrencilere anlaşmalı bankalardan biri olan İş bankasına gittim ben ki gittiğinizde pasaport defter parası ödeyeceğim derseniz hemen yardımcı oluyorlar. Öğrenci olanlar öğrencilik sıfatlarını belirtmeyi unutmasınlar lütfen.
 Emniyette pasaport bölümüne giriyorsunuz ben pek kimse olmadığından daha erken girdim öncelikle baş parmaklarınızın izi alınıyor sonra teker teker tekrardan baş parmaklarınızı kapsayan bir biçimde tüm parmakların ayrıca izi alınıyor ve diğer bölüme geçip evraklarınız verip imzalarınızı tam atrığınızmı işlem bitiyor.
 Şahsen yine bir imzamı almayı unutmuşlar diye tekrardan onun hengamesi ile ulaşıp bir imza için emniyet müdürlüğüne kadar gittim. Bu arada Çin vatandaşı bir türkmen olup, annesinin yaptığı gibi yemekler yapan bir kadınla evlenen amcaya da buradan sevgiler. İnşallah şuanda çinde musmutludur :))))
 Öğrenci olarak pasaport için müracaat ettiğiniz zamana göre değişiklik gösteriyor süresi Mesela ; Ben üniversitenin ilk yılında hemen başvurdum bu sayede pasaportum 5 yıllık olarak bana verildi tabi pasaportta 16/22 yazıyor ama neyse yani. Diyelim ki ikinci sene de başvursaydım 4 yıllık olacaktı.
 Öğrencilik yıllarınıza göre sürede değişkenlik gösteriyor. Öğrenciyken ve benim gibi masrafı siz karşılıyorsanız öğrenci olarak almak bir nimet ben 2017den önce çıkarttığım için 87.50 ₺ ödedim ama şuanda ona da hiç şaşırmadığım bir şekilde zam gelmiş sanırsam. Bir de süre ile ilgili olarak yine 4-5 yıl sürüyor yani fiyat karşılaştırmasında açık ara önde. Öğrencilik bittiksen sonra zaten normal pasaport için ödemeniz gereken parayı kazanıyorsunuz.
 Eveeet bu yazımda da umarım biraz da olsa bir bilgi verebilmişimdir. Hiç yoktan gidip öğrenciyken pasaport çıkartmanızı bile öneririm. Bir kere bile olsa yurt içi yerine yurt dışı seyahati yaparak hayatınıza farklılık katmış olursunuz.. Hoşçakalıınnnn 😇:)))))

11 Nisan 2017 Salı

Kitap Ağacı

 Olay Beyan arkadaşımızın dikkatini çeken bir etkinliği paylaşması ile başlıyor. Malatya'ya gelmiş ve haliyle yapacak hiçbirşey bulamayan benim için diğer etkinlikleride araştırıyorken gözüm Kitap Ağacı etkinliğine ilişiyor. İlk başta etkinliğe katılan sayısını görünce az kişi olacağını sanmam ve böyle büyük beklentilere girmemem sayesinde Beyan ile buluşup koyulduk yola..
 Bakın beklentilerimiz çok düşüp hayır ben çimenlerin üstünde kitap okuyan 4-5 kişi bekliyorken bir kafenin toplantı salonuna giriyorum. Benle Beyan şok.. Önümüzde bize bakan çift çift gözler hepsi yüksek lisans okuyor ya da işini eline almış insanlar bizim gibi yeni bebe yok arada ( kastım henüz yeni olan üye) .. Yerin dibine kadar giriyorken Malatyada böyle bir nimet bulduğum için de ayrıca mutluyum tabi, sonuçta bu tarz etkinliklere önem verip gelen insanlar.. Hepsinin kendine ait kitaplığı ve onlarca okudukları kitaplar var


 Etkinlikte yapılan şey ise şu ; Her ay belirlenen bir kitabı alıp okuyor ve belirlenen bir gün de buluşulup kitap üzerine konuşuluyor. Eleştiriler ve savunmalar, yazar hakkında bilinenler ve üslub tartışması yapılıyor. Bağırış çağırış değil " Tartışma " .. Diğer ekipler yapıyor mu bilinmez ama Malatya ekibinin yaptığı kadarı ile buluşmanın sonunda katılmak isteyenlerin oldupu bir grup kura çekiyor ve kuranın sonucunda size kim çıktıysa ona kitap hediye ediyorsunuz.. Hediye! Kitap! İki güzel kelime yan yana sonuç olarak diğer buluşmada hediye kitabınızı verip, hediye kitabınıza ulaşıyorsunuz.. ❤
 Bazı yazarları ağırlama şansları olduğunda imza & söyleşi etkinlikleri yapılıyor. Ve en az 3 buluşmaya geldikten sonra ekibin kendi whatsapp grubuna katılabiliyorsunuz. Bu aynı zamanda tanıdık çevrenizi de genişletiyor ve size farklı bakış açıları da sağlıyor.
 Sizin için ne önerebilirim ... Tabi ki de şehrinizde olan Kitap Ağacı grubuna katılmanızı ve kitap yelpazenizi genişletip kendinize ait bir kitaplık edinmenizi.. Umarım dediklerim bir kulaktan girip diğerinden çıkmaz.. Şimdiden hediye kitabıma ulaşmak icin sabırsızlanıyorum ayrıca böyle birşeyi daha fazla kitlelere ulaştırabildiysem ne mutlu bana .. Bir sonraki yazıya kadar hoşçakalıınnn :))))

7 Nisan 2017 Cuma

24 Saat ; Çanakkale


  Sadece 4 saatlik bir uyku sonucu uykumdan uyandırılıp yola çıkmak üzere hazırlandım. Balıkesirden Çanakkaleye doğru Kaz Dağının güzel yol manzarasıyla yolumun üstünü süsleyip püslüyorum.. Dayım kendi işine bakarken en sonunda öğle arası elime 50 lira verip attı beni Çanakkalenin sokaklarına. " Aradığımda ulaşabileyim, Üniversiteden bir kız öğrenci var seni gezdirir. " diyerek uğurlanıyorum yollara..
 Gitmeden önce gezilecek yerleri şöyle bir etrafa sorup, bilgi alıyorum. Ilk olarak yola Atatürk heykelinin olduğu taraftan başlıyorum, Istanbulda ki kadar olmasa da burada da var etrafta dolaşan canımız turistlerimiz. Sonunda feribotların kalktığı tarafa geliyorum hayır istanbuldan gelmiş olmasaydım niyeti bozar atlardım feribota ahahahha
 Sahil boyu yürüyorum taa ki karşıma truva atı çıkana kadar ( sahilde ki Truva atı gerçeği değildir ). Tekrardan turist kafilesine rica ediyorum ve fotoğrafımı çekiyorlar tabi atlayıp hadi beraber gezelim desem de red alıyorum çünkü gemi yolculuğu ile bir günlüğüne geldikleri şehri terk etmeye gidiyorlardı...
 Umduğunu bulamayan Meryem arkadaşımız sahilden uzaklaşıp parkların olduğu tarafa gidiyor ve yeni birşey keşfediyor, tavsiye ediyorum siz de gidin adını bilmediğim ve öğrenemeyip cahili kaldığım o güzel şeyle karşılacaksınız. Oturuyorum biraz uzak tarafına artık dayımdan telefon bekliyorum. Küçük yer gezilecek yer var yok bilinmez.. Velhasıl çalıyor telefon ve aldığım habere göre o kız arkadaşımız ayağını kıran aarkadaşına yardım etmek zorunda olduğu için benimle buluşamayacakmış. Yani iş başa düştü diyip tekrar dönüyorum sahil tarafına.
 Truvanın hemen yan tarafında Basketbol sahasından hallice bir yer var içinde de basketbol oynayan kardeşimiz. Lan diyorum madem gezecek bir yer yok şu cocukla az basketbol oyna da zaman geçsin hemen atıyorum kendimi sahaya " ben de oynayabilir miyim " diyorum ( keşke sormaz olaydım ). Tüm üçlükleri yedikten sonra öğreniyorum ki bu kardeşimiz Fenerbahçeden teklif almış Istanbulda taşınmaya hazırlanıyormuş. Biraz daha oynadıktan sonra kenardaki teyzelerden birinden süt mısır almaya kalkışıyorum. Duyduğuma göre 1.50 tl diyor " Ulan " diyorum " Ne kadar da ucuz Istanbulda büyükler 3 tl falan Üsküdarda " sonra teyze demesin mi 7.50 tl.... Cin çarpmışa dönüyorum tabi aksjf " Bir daha mı geleceğim çanakkaleye " diyip ödüyorum parayı ödemez olaydım.. Neden mi? Çünkü daha yarısına yeni geldiğim süt mısırın içinden ölü arı çıkıyor, verilmiş sadakamız varmışta süt mısırı zannedip mideye yuvarlamadık. Ne rezilliği ile uğraşacam diyor süt mısırı atıp yoluma bakıyorum. Saat kulesinin oldugu tarafa geliyorum fotoğraf şu bu derken yol üzerinde rastladığım değişik kafelere ve müzelere giriyorum.
 Hala nereye gideceğimi bilmiyorken bir ilkokul gezi grubu görüyorum bir yere giriyorlar, gezi grubu gezmeye gelir gibi basit bir düşünce ile takip ediyorum grubu sonrasında Merhaba Aynalı Çarşı. Temel olarak kısa bir çarşı bkn: Istanbuldaki Mısır Çarşısı kadar uzunluğu. Her dükkanda tabi ki de aynı şey satılıyor " hediyelik eşyalar.. "
 En sonunda güzel yönlere girmişim ki Deniz Müzesini buluyorum hemen içeri giriyor boool bol dolanıyor, fotoğraf çektirip, çekiliyorum. Fotoğrafımı çekmesini istediğim amca ile aramızda geçen diyalog şöyle ;

X Amca : Yalnız mı geziyorsun?
Ben : Evet, sadece bugünlük burdayım.
X Amca : Ne kadar cesursun. Ben de polistim ( polis ya da başka bir savunma kolu idi tam hatırlayamıyorum ) Hiç mi korkmuyorsun tek gezmekten? Eğer yarın burda olsaysın, bizim grup var onları adada Şehitliklere götüreceğiz sen de gelirdin..

 Amcamızı reddedip yola devam ediyorum.. Çanakkale Şehitliklerine gitmek için gemi ile karşıya geçseniz bile uzak kalıyor yani özel aracınız olacak ki gidesiniz ya da yürümek ama ben yürümeye kalksam gec olacağı için vazgeçiyorum oraya gitmekten. Sonra dönüyorum dayımın yanına.. Akşama ebeveynler arıyor Facebook sayfasından yaptığım Çanakkale check-in'i ni görmüşler orada ne işin var diyorlar. Tabi haklılar Balıkesire gönderdikleri kızları Çanakkalede ortaya çıkıyor.. Dayımla karşılıklı gülüşüp durumu anlatıyoruz tabiii..
 Velhasılı kelam ben bu kadarını gezdim eve gecenin 1'in de dönüp diğer gün için olan İzmir planını da iptal ettim. Gezdiğim yerler ücretsiz, halka açık ve birbirine yakınlığı sayesinde kolay bulunabilen yerler idi. Gidip görülmesi gereken yerlerden Çanakkale, tarihi dolayısı ile ama siz siz olun süt mısırını orada ki teyzelerden almayın ya da alın ama dikkatli olun 😅. Umarım gezdiğim yerlerden ve aktivitelerden bir nebze olsun yararlanabilirsiniz.. Diğer yazımda görüşmek üzere :):):):)

3 Nisan 2017 Pazartesi

Üniversite Adaylarına Öneriler

Merhabaaa ,
 Bu yazida onceligim universite sinavina giren dil bolumu ogrencileri olacak. Nihayetinde liseye sayisal giris yapip tm cikisli bir Ingiliz edebıyatı ogrencisiyim, yani yoldayken baya bir bilgı ekledim yolumun üstündeki kaldırımlara ..
 İlk olarak Öğretmenlik ve İngiliz Edebiyatı çok ayrı olaylar. Öğretmenlik her ne kadar daha yüksek sıralamalarda olsa da İngiliz Edebiyatı işin ayrı bir olayı. Edebiyat bölümünde her ders yeni bir kitap, parça, şiir, analizler.. Ayrıca İngiliz Edebiyatının temelini oluşturan İncil'i ve Yunan Mitolojisini  de ayrı bir göz önünde bulundurulması gerekiyor.
 Bu örnekten sonra bir çatırdama sesi duyar gibiyim ahahah.. Ama sakın öyle düşünmeyin, öğretmenliktense İngiliz Edebiyatına gitmeyi tercih edin bence tabi çok öğretmen olup memurluğa kafa atmak istemiyorsanız. Öğretmenlikte aynı şeylerle girip, aynı şeylerle çıkarsınız ama Edebiyatın getirisi farklı bakış açısı, öğrenme arzusunun artması ve okuyup analiz ettikce gelen bilgi birikimi..
 Bir diğer konu tüm tercih yapacak öğrenciler için ki bence bu da ayrı bir önemli .. Üniversiteyi okuyacağınız şehir!!... Ben Istanbul'da doğup büyüdüm ve şuan Malatya'dayım. Eğer sessiz sakin ve pek gezeyim kafasında değilseniz tabi ki de güzel bir yer ve gezilecek yerleri var ama eğer saydığım türden bir insansanız genellikle şehirde önemlileşiyor. Çünkü bölümü ne kadar sevsenizde şehire adapte olamadıkça depresif kaçış modundan çıkamıyorsunuz. Yani hem sevdiğiniz bir bölüm hem de sevdiğiniz bir şehirde iseniz sizden şanslısı yok. Bkn : Ben 13 tercih verip 13'une de İngiliz Edebiyatı yazdım 😅
 Puanınız hangi bölüme yetiyorsa onu yazayım gibi yapmayın şuan okuduğum bölümde yarısı formasyon alıp öğretmen olma hayalleri kuruyor. Bir yılınızı verin ama istediğiniz bölümü okuyun yoksa umduğunuzu bulamadığınızdan daha bir mutsuz geçiyor üniversite yıllarınız. 4 yıl sevmediğiniz ya da sevmek zorundayım dediğiniz bir bölümde okumak zorunda bırakmayın kendiniz...
 Eğer yurtdışı programlarını düşünüyorsanız üniversitelerin sayfalarına iyi göz atın şahsen yazdığım tüm üniversitelerde Erasmus ve Mevlana değişim programlarının olmasına çok önem verdim. Eğer böyle bir planınız varsa siz de dikkatlice araştırın.
 Aileniz ne ister diye düşünmeyip onlara kararınızda ne kadar ısrarcı olduğunuzu gösterin zira ben ailem yüzünden lisede dil bölümünde okuyamadım. O zamanlarda ki algılarına göre bu bölümde iş olanağı yokmuş. Bu kısımda biraz size düşüyor çünkü ben bu bölümde yeteneğimi gösterip onları ikna ettim. En büyük hayranlıkları Voscreen ailesi ile tanışarak onlar sayesinde sınava yönelik hazırlanmamdı. Sonrasında kendileri de pek bir itiraz edemediler. Yani şansınızı en azından zorlayın derim 👌
 Şimdiden tüm üniversite adaylarına bol şanslar diliyorum umarım istedikleri gibi bir üniversite hayatı geçirirler. Bazı durumları göz önünde bulundurarak yazdım, inşallah biraz olsun yardımcı olabilmişimdir. Siz değil ama etrafınızda hazırlanan birisi varsa bu durumları ve nicelerini göz önünde bulundurmasını isteyin. Bir sonraki yazımda görüşmel üzere ^^


Demolition Confirmed.

What happened while I was happy to be back and suddenly disappear again? Probably something massive since I was so lovely jubbly...    Let...