İzleyiciler

28 Aralık 2017 Perşembe

Lviv / Ukraine




            Oncelikle ani bir kararla ya da haberle mi desem bilemiyorum ukraynaya biletim aliniyor ve bu o kadar ani oluyor ki ebeveynler bile sonradan araniyor. Kisin orta yerinde gidildigi icin de alisverise cikilip hazirliklar tamamlaniyor. Sonrasinda hooop 1 haftalik ders programi bosverilip malatya erhac havalimaninda solugu aliyorum. Tabi ki de cok heyecanliyim ve sonunda o cok hayalini kurdugum ilk yurtdisina cikisi gerceklestiriyorum. ( pasaport ve sebeblerini sonrasina sakliyorum :)) Istanbulda aktarmali olan ucus oncesi pasaport kontrolunde beklerken harc pulunu unuttugumu fark edip tekrardan harc pulu almaya gidiyorum ki o da ne ustumde nakit yok…. Sansli oldugumu bana bir kez daha hatirlatan bir olay yasayip pul parasi cok yardimsever bir grup arkadastan biri tarafindan odeniyor ve o asamayi da sorunsuz hallediyoruz! Sirada ucusu beklemek varken yarim saat rotari da yedikten sonra en sonunda lvive yolculugumuz basliyor. Ucaktan artik bikmis bir vaziyette bindigim dakika hadi indirinde bitsin bu ucak iskencesi modundaydim ahsg ( eger wat ile amerikaya gidersem ki sonuclari bekliyorum bu yaz icin o ucusa nasil katlanirim diye kafamda deli sorular donmuyor degil :D) 
      Ve artik Lvivdeydim. Polonya ve ukrayna arasindaki sinirda yer alan kucuk ve cok samimi ayrica kucuk paris diye anilan bir yer lviv. Pasaport kontrolunde bir destur cekiliyor hemen sonucta pasaport tertemiz ahahahha ve o kadar kotu ingilizceleri var ki anlamak mumkun degil derken kalacagim yerin rezervasyonunu gostersem de ikna edemiyorum ve odaya aliniyorum.. Zaten bir bunu yasamadigim kalmisti. Kabilenin hepsi turk ama ben supheli konumunda iceri giriyorum. Hanimefendi giris cikis tarihlerimi ve rezervasyonlari istiyor anlayip gosterene kadar bir hal oluyoruz ama sonucta ulkelerinden cikacagima ikna oluyorlar ( Kadin bir hafta sonra finallerim oldugunu bilse direk mührü basardı oysaki ama neyse işte ). Ya bismillah diyip sıra beklemeden pasaportu gösterip geçiyorum. Hemen bir taksiye biniliyor ve hostelime dogru yol aliyorum. 
     Old City Hostelde geceligi 50 грн (gırivna - Ukrayna parası ) ‘ya 2 gece konaklıyorum. Bu arada Ukrayna parası türk parasından daha değersiz yani türk parası; Ukrayna parasının 6 katı gibi birşey o yüzden göze çok ucuz gelse de alacak pek birşeyin olamayışı paramı sadece taksilere ve birkaç hatıralık eşyaya kullandırttı. O gece kaba bi etrafı dolaştım hostel konum itibari ile çok güzel biryerdeydi operaya ve rynok meydanına 2-3 dakikalık yürüme mesafesi.. Daha ne ister ki insan kiskiskis.
     Bu arada elbette karın aç ve Wi-Fi bulmam lazım ki ebeveynlere hayatta olduğum ve maalesef henüz ölmediğime dair haber vermem gerekiyordu. Rynok meydanı tarafında gayet hoş bir buz paketi pisti vardı. Onu da listeye ekleyip gördüğüm ( aslında burger king zannettiğim ki dakikalar önce yine yanlış bir mekana girmiştim ahhaha ) Blackwood Burgers a giriyor şiparışimi veriyorum hamburger yemediğim için bastırıyorum patatesi ve beklemeye koyuluyorum. 
      Kucuk bir detay daha vermis olayim Ukraynada en azindan Lvivde gordugum kadari ile gazli ve gazsiz su satiliyor aman diyeyim gazlisini almayin yanlislikla gazli olani aldim ve tadi ayni mazota benziyor icemiyorsunuz… Les!!! Velhasilin konumuza donecek olursak o arada internetlerine bağlanıp anneleri arıyorum tabi herkes şaşkın bu kızın orda ne işi var kafasındalar.. Pazar günü dönmemi bekleyen anneme salı günü döneceğimi söyleyip bir iç çekiş yaşatıyorum :)))) ve ilk geçeyi otelime gidip güzel bir uyku çekerek bitiriyorum. Kısa olarak on bilgi ve durum raporu vermeyi daha uygun buldum şuan için. 
     Eveeet ve gune merhaba dedikten sonra brunch icin hostelden onerilen bir yere gittim. Genel olarak kahvalti ile bagdastirilamazdi. Sebzeli pilav sert yulaf ekmek ama dedigim gibi ucuz bir ulke oldugu icin yeme ihtiyaciniz bile daha uyguna geliyor. Sonrasinda yollar beni bekliyordu ilk once Lviv'in en yuksek ikinci noktasi olan Belediye Binasina cikiyorum. Cok uzun bir merdiven yolculugunun sizi beklediginin sonradan farkina variyorsunuz ve dar hele bir de tam zamaninda gitmis iseniz kalabalik da olan merdivenlerde can cekisiyorsunuz. Vay halinize.. Amma ve lakin gorulmeye deger bir manzara sizi bekliyor oluyor sonrasinda ise sehrin en yukse noktasi High Castle'a yolculugumuz basliyor biraz daha uzak bir yer. Bir tarafta yeni binalar insaatlar ve diger tarafta tarihi yapilar kuleler ve antik donemi animsatan yapilar. 
      High castledan indikten sonra kaybolmanin verdigi hazzi yasayarak sehrin alisveris odakli kismina geliyoruz daha cok - bu arada soylemis olayim kozmetik bile daha ucuz ahahahah - Hemen akabinde Lviv National Museum'u goruyor bol bol fotografliyoruz. Ve tekrardan deginmek istedigim konu her ne kadar ingilizce yol tarifi sormaya calissam da en sonunda yanimda hostelden aldigim sehir haritasinda gitmek istedigim yeri gosterip cevap alabiliyordum ( cevap el isaretleri idi).. Turklere fazlasiyla rastlayabileceginiz bir yer Ukrayna yolda turkce konusan bir arkadas grubu gorup soyle bakayim dedim bakmamla adamin arkadaslarina “ ne bakiyo lan bu bize, dedigimizi mi anladi” tarzi bir soylemi oldu tam yol sorarken ingilizce kullanmam sayesinde diger arkadasinin “ yok yok yabanci bu, bizi anlamiyor” demesine kendim sahit oldum.. Kendi ulkesinde oldugumuz ukraynalilar bile hosgoru ile karsilarken, kendi icimizden gelen hareket yine sasirtmadi ama icten ice pes dedirtti…. Velhasil takmayip tabi ki de yorgunlukla hostele gittim. Tekrardan wifiye baglanip gidebilecegim yerlere bakmaliyim derken kendime neden opera olmasin dedim :) Internetten aksam ki oyunlara bakarken gozume La Boheme ilisti.. En bi sevdiklerimden!!! Mmm. 
     Opera bile gayet ucuzdu yani haftada iki defa kulturel etkinlik olarak cok ama cok degecek birseydi.. Yine 50 Girivna ile ( yani 10lira bile etmeden ) salonda ki en ucuz!! Yere geciyorum.. Bas karakteri canlandiran beyefendinin sesi biraz dusuk de ciksa orkestra ve diger oyuncular muhtesemdi tabi bir yerde anlama kitligi da yasiyoruz sonucta oyun fransizca altyazi ise ukraynaca… Sonrasinda opera binasinin onundeki ozenle yilbasi icin hazirlanmis alandan hostelime dogru guzel bir uyku cekmeye gidiyorum. Hemen ertesi sabah erkenden kalkip Ermeni Kilisesine gidiyorum.. Neden? Cunku her pazar “ yanilmiyorsam” sabah tam 11de seramoni var insanlar tum kiliseyi dolduruyor. Oyleki ayakta bile kaliyoruz sahsen 😅 😅 Sonrasinda piskoposumuzun esliginde arka fonda mitolojik bir muzikle seramoni basliyor tabi durur muyum bazi bolumlerde hac isareti ya da tam adi neyse o hareket yapiliyor ve ben de katilmaya calisiyorum. Gizliden gizliye de video cekiyorum 😅 Toren bitiyor ve herkes artik kiliseyi terk ederken lvivde ugranmadan donulmez diyebilecegim bir yerin yolunu tutuyorum.. Lviv El Yapimi cikolata dukkani omg!!!…. 4 katli ve her katin kendi wifisi olan bir yer. En cok doydugunuz sey tabi ki de cikolata oluyor.. El yapimi cikolatayi izliyorsunuz ve kendi sectiklerinizden bir paket hazirlatip keyfini cikariyorsunuz.. Fiyat mi zaten uygun ahsgd Cikolataya doyarak cikiyoruz mekandan ve dinlenmek icin hostele gidiyoruz. 
     Dinlenip tekrardan soyle bir ustumu degistirdikten sonra Nichakiv ya da Nichavik Monastery'e gitmeye niyet ediyorum.. Yol karmasik tabi once belli bir noktaya kadar yurudukten sonra sehir icindeki hatlarindan Monastery'e goturen 7 numarali tramwaya biniyorum. Sans bu ya onarim nedeni ile inecegim duraktan bir onceki durakta inerek Monastery'e yuruyorum arada yalnis yola girip ciktigimda oluyor hava soguk ve tenha bir yer. Sonunda da ulasmasini biliyoruz tabi 😅. Ek bir bilgi daha vermis olayim hem Belediye binasi hem de Monastery giris ucreti 15 girivna yani coook uygun. Lvivde mi yasasam diye dusundurtmedi degil, uygun ve bir o kadar kulturel bir yer. Belli bir noktaya geldiginizde savasta hayatini kaybetmis bir grup hristiyan ukraynali askerin toplu baslarindaki koca hac isaretli mezarlarini goruyorsunuz tabi burasi diger mezarlardan biraz daha uzakta kaliyor. Turumuzu attiktan sonra tekrardan “ ucretsiz” olarak tramwaya biniyor Rynok meydanina geciyorum. 
     Neden ucretsiz diyecekseniz bu tramwaylarda normal kart kullanilmiyor yani bir adamin elindeki kagit tarzi birseyi cam kenari bir kutuya koydugunu gordum bayagi eski ve az kullaniliyordu bu tramwaylar. Bir grup toplanmis konusma yapiyordu Rynokta.. Anlamadigim icin alani gonul rahatligi ile terk edip Lvivdeki son gecem icin sakladigin Buz Pateni eglencesine geciyorum.. 😇😇😇 1 saati 50 Girivna yine ve uzun bir kuyruk sirasi.. Herseye ragmen katlanip giriyorum piste ilk deneyimim ve normal paten kayabilsem bile buz pateni ayri bir olay ama merak etmeyin bu sureci bir kere tokezleyerek atlatiyor ve piste veda ederek hostelime geciyorum… 
     Artik uc gunde hemencecik can ciger kuzu sarmasi oldugum Lvivde son gecemdi. Soyle bir derin nefes aliyor hem Lvive aksamdan bye bye hem de sizlere bir sonraki yazida bulusmak uzere gorusuruz diyorum.. Merak ettiginiz sorular oldugunda ozelden yazarsaniz memnuniyetle cevap verecegim.. Hoscakaliiinnnn 😇😇😇

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Demolition Confirmed.

What happened while I was happy to be back and suddenly disappear again? Probably something massive since I was so lovely jubbly...    Let...