Bunu anı anına bir blog yazısı olması için bekledim açıkçası.. Şuan Malatya kalkışlı Istanbul aktarmalı Ankara uçuşum için sırada bekliyorum.. Heyecan fazlasıyla var zira geleceğimin %75'i buna bağlı.
Oraya vardığımda ne yapacağıma dair hiçbir fikrim olmamakla beraber bu durumun beni daha da tedirgin olmaya sürüklediği aşikar..
Derken suan Istanbuldayim hala heyecanliyim. Bugunum surekli havada geçecekmiş gibi bir his var içimde. Henüz uykusuz ve hala açım.. Giyindiğim ciddi kıyafetlerim, elimde çantam ve Abdulrezak ( kendisi yastığım olur) hadi Ankara'ya.. Bu arada şuan yazmış olayım Havalimanında bir kalem isteme muhabbeti ile başlayan iyi bir dost edindim sanırım kendisi Sayın Balet Aykut Levent Bey..
Sonunda Ankaradayım.. Henüz iyi hissediyorum. Malatya da Havaş ile havalimanı - Merkez seferlerini Ankarada BelkoAir firması üstleniyor. Levent Beyle beraber biniyoruz kendisi kısa bir etrafı tanıtıyor geçtiğimiz yerlerden. Kızılay'da indik sonunda kendisi WaT ( Work and Travel) programı için danışmanlık aldığım Arma Danışmanlığa bırakana kadar yanımdan ayrılmıyor. Böylesi iyi insanlarla sizin de karşılaşmanız dileğim ile..yolunuzun üstü doldurmanızı bekleyen güzel anılar ve arkadaşlıklarla dolu..
Sürekli telefonda konuştuğum hatta bazen kendisine sinirlenip arkasından sövdüğüm Tuncay Bey sonunda karşımdaydı. Kendisini daha yaşlı bekliyordum dürüst olmak gerekirse.. Ve daha tipsiz.. Neyse sjdhd Konsolosluğa telefon, çanta vb. Eşyalar sokulmuyor bundandır eşyalarımı danışmanlıkta bırakıp, tüm gerekli evraklarımı da alıp topuklu ayakkabıma kuvvet Amerikan BüyükElçiliğinin yolunu tutuyorum. Ne de uzakmış. Şimdi hazır oturuyorken az önceki aşamaları da anlatayım. Dışarda randevu saatine göre bir kuyruk var ben 2 randevusundaki sıraya girdim bu günün son randevu saati olmakla beraber yavaş yavaş içeri alındık üstlerimiz arandı üst aramasındam sonra pasaportlarımız geri verildi ve içerideki kuyrukta sıra numarası almayı bekledik..
Numarayı alındıktan sonra durum şöyle ki bir kare salonun içindesiniz arkanızda banka veznesi gibi teker teker bloklar ; önünüzde ise numaranızın yanmasını beklediğiniz bir elektronik dikdörtgen bir ne diyorsanız artık ( türkçem yetmediği için özür dilerim efendim..)
İlk numaranız yandığında parmak iziniz alınıyor ve yerinize oturuyorsunuz, ikinci yandığında ise artık görüşmeye çağrılıyorsunuz demektir. Dediğim gibi banka veznesi olduğundan ve aynı salon içerisinde herşey gerçekleştiğinden dolayı kim ne diyor, ne soruluyor, nasıl bir ortak var görüyorsunuz..
Ben mi? Fark ettiğim şey hala aksan, anlama ve konuşma akıcılığı yönünden bunca insanın eksik olması.. İyiyim ama hala korkuyorum.. Ve vizem onaylaanddııııı 😇😇. Şuan dünyanın en sakin ve tepkisiz insanı olabilir.. O kadar uçuş, havalimanı, yürüyüş ve dahasının olması aslında beni bu sakinliğe iten belki de yorgunluğa.. O kadar hızlı yaşandı ki 5 dakika da aldım vizeyi, siz düşünün..
Neler soruldu?
Sanırım en kısasının benim ki olmasıyla beraber en az soru da bana sorulup, verdiğim kanun gibi uzun cevaplarla tatmin etmiş olmaları. Hayır bir de kadınla normal sohbet havası varmış gibi rahat tavırlarım sanki az önce korku, heyecan, gerilim, aksiyon, dram gibi duygu karmaşasını yaşayan ben değilmişim gibi.
Neden Amerika'ya gitmek istediğim? Ve
Nerede okuduğum? Soruldu yalnızca bir de prosedür gereği herkese haklarının okunulup okunulmadığı soruluyor. Sizde okuduğunuzu herhangi bir sorun durumunda 911 arayacağınızı söylüyorsunuz. Tabi benim 911 demem Bolt'un 100 metre koşusundan bile epeyce hızlı oldu ahahahha
Şuan yoldayım, danışmanlığa gidiyorum, Ankara çok sakin geldi bana sessiz, sakin, enerjisi düşük, sokağında hayat olmayan bir yer. Bakın Merkezden yazıyorum bunları.. Kenar köşe mahallelerden değil!..
Eşyalarımı aldım ve geç kalmamak için erkenden havalimanının yolunu tutuyorum. Buradan tekrar İstanbul ve oradan da Malatya'ya. Çok yorgunum o kadar yorgunum ki topuklumu çıkartmış elimdeki herşeyi yere bırakmış koltuğun üstünde uzanmış dinleniyorum. Hala aç ve uykusuzum.. Istanbul.. Evim.. Veda etmek de zor neyse artık Malatya'ya gitme vakti. Saat akşam 11'e geliyor. Şuana kadar ancak 4 uçuşta toplam ne kadar uyuyabildiysem. Beyan'dan eşyalarımı alıp taksiyle yurda geçiyorum ve günüm böyle bitiyor.. Amerikan vizesi alacak tüm arkadaşlar bol şans diliyorum.. Herşey gönlünüzce olsun, ben de uykuya kaçayım, Abdulrezak beni bekler.. Hoşçakalınnnn :))))
İzleyiciler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Demolition Confirmed.
What happened while I was happy to be back and suddenly disappear again? Probably something massive since I was so lovely jubbly... Let...
-
Here I come with something very different and kinda been asked to write about since I've got a lot of questions about my Norway journ...
-
Holllaaaaaaa mi amigos .... Bu yazımda şöyle farklı bir giriş yapayım dedim. Şubat'ın bu kadar çabuk biteceğini hesaba katma...
-
What happened while I was happy to be back and suddenly disappear again? Probably something massive since I was so lovely jubbly... Let...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder