İzleyiciler

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Hoşgeldin Malatya ve Dertleri..

   Sonuçlar açıklanıyor ve İnönü Üniversitesini gördükten sonra hemen etraftan Malatya ile ilgili bilgi toplamaya çalışıyorum derken kendimi ablamla bindiğim uçakta buluyoruz.. Pilotumuz ineceğimizi anons ediyor ama şöyle ki dağdan başka birşey yok ortada hahha.
 Ablam ve ben nereye inecek diye merak ederken gerçektende inişimizi yapıp bavul ama kısmına geçiyoruz daha önce İstanbul dışında Diyarbakır havalimanında da bulunduğum için sanırım beklentilerim biraz yüksekti ama misafir umduğunu değil bulduğunu yedi. Havalimanının küçük oluşu, yukardan sadece dağların gözükmesi havalimanından üniversiteye kadar gidip sadece toplamda 10-15 insan görünce ablamın sonu gelmeyen şakalarına maruz kalmıştım. Şöyle ki kendisi fazlasıyla da haklıydı... Şayet tüm arkadaşlarıma mesaj atıp" bu şehirde resmen insan yaşamıyor "," burada insan yoh " gibi birçok söylemde bulunmuştum.
 Üniversite kaydımı yaptırıyor ve evime geri dönüyorum taaa ki bu sefer yurt sonuçları açıklanıp kazanmadığımı öğrenene kadar.. Tabi bu sefer annemle uçağa atlıyor ve uçaktan indiğimiz gibi Hazar kız yurdunda alıyoruz soluğu. Taksiciler tarafından bir güzel de kazıklanıyoruz tabi ajsh..
 Hanımefendinin dediğine göre kyk yeni iki yurt alıyor ve onlardan birinde aylık kalabileceğimiz için kendileriyle yapacağımız anlaşmadan zararlı çıkacağımızı öğreniyoruz. Sonraki durak üniversite.. Valide Hanım görmek istiyor sonuçta. Malatyanın gururu Trambüs kartımız olmadığı için ona binemeyip Beyaz otobüslere biniyoruz. Parayı klasik bir şekilde şöfor'e uzatınca " paraları muavine vereceksiniz, ben alsam arabayı kim kullanacak" gibi bir tepkiyle karşılaşıyor ve iyice soğuyorum belki de lanet ediyorum geldiğime..
 Derken üniversiteden yanlışlıkla memur arabasına biniyoruz sorun kimsenin " yav siz görevli değilsiniz" dememeleri. Velhasıl bir yerde iniyoruz, güzel bir de yer ama çook sakin insan desen belki 5 kişi.. En fazla!!..
 Oradan sora sora kyk binasını buluyor, bu olayı soruyor, onlar da onaylayıp yeri tarif edince an önce tam da adres sormak için girdiğimiz Sultanlar Sarayı Yurduna geliyor ve Kaydımı yapıyoruz. Beyefendi merkezi haritada gösterirken o indiğimiz güzel yerin Merkez olduğunu söylüyor ve ani tepkimle karşılaşıp " Tabi burası İstanbul kadar büyük değil" diyerek de kendince lafını da çakıyor..
 Bu bölümde hayatımın kabus dolu günleri başlıyor çünkü kyk tadilatı yüzünden yurt boşaltımı, yıllıkların basını çağırıp kyk'yı protestoları sonucu iki defa üst üste kendimi tüm eşyalarımı toplarken buluyorum ( son olayda kyk yurdu almaktan vazgeçip herkes ortada kalıyor tabi..) Son olayda dedem geliyor ve önceki akşamında mail attığım henüz 1 kere dersine girdiğim bölüm başkanımın yanına gidiyoruz ve sağolsun kırmayıp bizi ağırlıyor. Bu arada Sultanlar gibi bir tabiri caiz ise bok çukurundan tanıdığım ve hala irtibatta olduğum canlar canı arkadaşım Gurbet ile tanışıyoruz. Kendisiyle şuanda da aynı yurtta kalıyor sadece aynı odayı paylaşmıyoruz maalesef.
 1 haftalık da olsa kalabileceğim, kampüs içinde yer alan, uygun bir otele yerleşiyorum. Bölüm Başkanımız Mustafa Bey'in yardımıyla tekrardan başka bir bölüm hocamız olan Ferit Bey üst sı ıflardan yurt çıkana kadar ( yedeklerdeydim) yanında kalabileceğim üst sınıflardan bir kız olduğunu söyledi. Adının Beyan ( ki ilk Beyhan zannetmiştim) olduğunu söyleyip numarasını vermişti. Arayıp konuşalım diyecektim ama başka bir konu olan Malatya da ne şebekenin ne de bundan kaynaklı olan internetin doğru düzgün çekmemesiydi derken en mantıklısının orada durup, kızın gelmesini beklemek olduğunu düşündüm. Gelen o idi, Beyan.. Kendisi ile ilk tanışmamız böyle olmuştu adeta olaylar zinciri öyle bir sarıldı ki sanki tanrı onunla karşılaşmam için tüm kozlarını ortaya koymuştu ahhahah
 Kendisi ile 3 hafta kadar aynı evde, aynı odayı paylaştık derken bana yurt çıkıp taşınmak zorunda kaldım. Aynı dağınıklılıkta soluk almaya alıştığım, aynı huylarımızın olduğu insandan ayrılıyordum (neyse ki şu yazıyı yayınlayacağım dolaylarda kesin yine yanımda olacak kendileri :))
 Malatya insanı biraz sizi kimliğe sokmak ister yani burda merhaba dedikten sonra ilk yaptıkları şey nereli olduğunuzu öğrenmektir. Kafada şu vardı " bu insana bir etiket yapıştırıp ona göre muamele edeyim.." Hala bile alışamıyorum.. Alışmak istemiyorum belki de..
 Evet küçük bir şehir Merkez ve Üniversite dışında pek sosyal alanı yok tabi gezmelik alanlar var ama bu da kısıtlı.. Sonuç olarak şuanda dağın başında bir binanı hücre gibi bir odasındayım. Hapishane mahkumlarından tek farkım bu hücreden istediğim zaman çıkıp, girebilmem ( tabi bu da biraz kısıtlı bir konu...)
 Yani Malatya ile hala imtihandayım ve bu imtihanımı hep sürdüreceğime inanıyorum. Mal mısın Malatyalı mısın sorusuna gözüm kapalı da olsa açık da olsa Mal olmayı tercih ederim diyorum. Yıldızımız hiç barışmayacak kendileriyle ama temel olarak güzel bir şehir ve yaşamaya değil, gezmeye gelinir; Malatya'ya. Etkinlikleri kısıtlı olsa da çevrenizi genişlerip yapılabilecekler listesine çokca madde ekleyebilirsiniz. Bu seferlik benden bu kadar sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşçakalııınnnn :))))





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Demolition Confirmed.

What happened while I was happy to be back and suddenly disappear again? Probably something massive since I was so lovely jubbly...    Let...