Uzun bir ara, uuupuzun bir aradan sonra tekrardan aranızdayım arkadaşlar. Artık yazma vakti diye düşündüm. Şuraya bir açıklık getirelim ; kafanızdan şu " ya 3-4 ay gitti ahkam kesiyor " düşüncelerini atın zira dediğim gibi öncesinde 1 yıllık bir ilişki sonrasında gidip yaşamak ve genelin yaptığı gibi turistik yerleri gezmek yerine daha çok aile ziyaretleri, Amerikan düğünü, Amerikan futbolu yani şuana kadar Amerikan kültürüne kafa attım ki gelmek bile zor oldu. Ki arkadaşlarımın çoğunun bildiği üzere oraya neleri göze alarak, hayatımdan neleri riske atıp gittiğim ve oraya gidip hayal kırıkllıkları ile dönme kararı aldığım durum. Bu yüzden Amerika'da 2 yıllık yaşayan bir arkadaşımın bile deneyimlemediği, ya da 6 ay kalıp da dilini bile geliştirmeden gelen insanlar. Sözün özü dibine kadar yaşayıp, geldim. En azından dönme kararı aldım...
Sorunumuz 1 ; pisler arkadaşlar, çok pisler tabi normal Amerikan ailelerinden bahsediyorum. Zenginler bu konuda biraz daha titiz bildiğimiz üzere. Aynı evde aynı pisliğe cıplak ayakla sonrasında çorapla sonrasında ayakkabıyla, terlikle basılıyor ve o yerde köpek yatıyor, geçiyor, tüylerini döküyor ama bir temizlik yok. Benim için 3 günde bir yapılan makinalama işlemi temizlikten sayılmıyor bunlardan sonra. Kaçınız " ya ben dayanırım " " ben temiz yaşarım " " ben onu mu umursayacağım " " ben turist olarak gideceğim bahane yaşanmasından " deseniz de sonuç olarak birçok kişiyle aynı evde yaşayıp o eve büyük bir ihtimal ayakkabılarınızla gireceksiniz. O yüzden pek atarlanmayın derim.
Sorunumuz 2 ; Ulaşım!!! Ülke büyük, toplu taşıma yok denilecek kadar az ve tüm ulaşım hizmetleri - ki zaten bununla da sınırlı kalmıyor - pahalı. Araba alsanız bile work and travel gibi bir programla gittiğiniz sürece zamanınız olmayacağından pek fazla birşey de yapılamıyor alınan arabayla. Alsanız bile ülkeye getiremeyeceğinizden yine orada elden çıkartmak zorunda kalıyorsunuz ya da alamama durumunuzun olduğu eyaletler oluyor. Fazlasıyla sorun yani!! Biz diğer arkadaşlarımın yaptığı gibi eğer okul döneminizden çokça fedakarlık yapabiliyorsanız o zaman ancak work kısmından sonra taş çatlasın 2-3 hafta o da taş çatlasın ancak gezebiliyorsunuz. O da yetiyorsa ne ala
Sorunumuz 3 ; İletişiimmmm. Bu konu da yaşamak isteyip- istemeyen, programla gelmiş olsun- olmasın herkesi ilgilendiriyor. Gezmek kısmında bile internete ihtiyaç duyacağınız için kısa süreli bile olsa bir hatta ihtiyaç duyacaksınız. Hattınızı aldınız mutlusunuz, kullanıyorsunuz sonra o da ne bitti - doğal olarak.. - Şimdi şöyle anlatayım : Türkiye'de paketiniz bittiği taktirde arkadaşınız size hala mesaj atabilir ya da arayabilir ama Amerika'da ki telefon operatörleri öyle değil. Paketinizi yenilemeyen kadar ne kimse size mesaj atabilir ne de arayabilir. Yani tüm iletişiminiz ülke içinde kesiliyor. Tabi WiFi bulmadığınız müddetçe.. Ki akabinde kullandığınız Türk hattınızı benim gibi 3 aydan fazla kullanmayınca servis dışı kalıyor yani ülkeye dönüşte merhaba Yen'i sim kartıııı. Allah affetsin zor durum bacım ahhahahaha
Sorunumuz 4 ; Amerika'da ki yasal yaş sınırı 21!!! Yani Türkiye'yi bile geçtim Avrupa'da bile sınır 18 ilken Amerika'da 21. O yüzden yaş sınırı altında olanlar - ben gibi ki yaş sınırı zararıma değil daha fazla yararıma oldu :)))) - daha dikkat etsinler. İçki satın almak, kullanmak ve bazı - belki hepsinde - publarda saat 10dan sonra kalmak bile yasak. Biz patronlarımız ve Türk arkadaşlarımla gittiğimizde gruptaki tek yaş sınırı altında kalan ben olduğumdan ana masaya değil de yan masalardan birine oturmam istendi ki kendim söylemesen anlayacağı da yoktu. İnanmadığı arkadaşların kimlik kontrolünü bile yapıyorlar. Kolay sıyrılırım diye de düşünmeyin çünkü bizim gibi yabancı uyruklu insanların da pasaportuna bakıyorlar.
Sorunumuz 5 ; Yemek kültürü yok. Millet olarak aç ve fazlasıyla yemeğe olan düşkünlüğümüzden sonra Amerika'ya gidip birşey bulamayınca aç tavuklar gibi Amerikalılaşıp abur cubur'a hurraaa dalıyoruz. Gelsin yağlar, gelsin kilolar ohhhh ... Aranızda dağılın ben yemek yapmayı biliyorum diyen varsa hayat ona güzel aksi halde hep hazır tüketim ki benim el diyarım güzel Amerika'mda herşeyi dolaba koymanız gerekiyor adamlar doğal tüketemiyor. Biz de yumurtayı biraz dolaba koymasan bile dayanacakların taaa dünyanın diğer ucunda koymasan kıyamet kopuyor. Veri veri importınt yani böyle şeyler.
Sorunumuz 6 ; Haberlerde de fazlasıyla takip ettiğiniz gibi yukarıdakinden de tokat mı değil mi pek bilinmez fazlasıyla kasırgalara ev sahipliği yapan bir ülke. Şahsen floridaya tam gideceğim zaman da aniden kasırga gelmesi " o kadar çalıştım ayırdığım 1 haftayı da mükemmel geçireyim de öyle döneyim " dediğim cümledeki 1 haftanın tüm bitlerine molotof atmış bulundu. Yani aniden planlarınız bozulabilir bile ya da bulunduğunuz yeri acilen terketmemiz istenebilir. Bize ne demeyin tek başınıza gittiğiniz taktirde boşaltma durumu ile karşılaştığınız da aklınıza ilk gelecek sorudur ; " Ne halt yiyeceğim şimdi ben "
Sorunumuz 7 ; Yadsınamaz bir gerçektir ki Türk milleti dedikoducu İDİ taaa ki Amerikalılarla tanışana kadar. Gidip, görüp içinde de yaşayınca daha bir ikna oldum. Zira Amerikalıların dedikoduculupunu görene kadar bizimkini birşey zannederdim. Adamlar arkanızdan ne dedikolar etmiyor. Neyinizi kime söylemiyor, sırlarınız onunla sizin aranızda kalacağına herkese gidiyor. Sizi tanısınlar ya da pek tanımasınlar dedikoduya göre cephe alıp samimiyetsizleşmeleri yani çirkefler de.
Sorunumuz 8 demeyeceğim çünkü liste uzadıkça uzuyor. Bazılarınız içinden geçiriyor tabi " ya sen ne yaşadın be arkadaşım " diye. Çok şey yaşadım arkadaşlar.. amerika bir zamanlar benim için " vizeyi bile ancak veriyorlar bahane okyanusun bir ötesindeki ülkeden " iken taa nerelere geldi. Öngargıları ile hareket eden geneli eğitimsiz olan bir ülke.
Bildikleri tek dil İngilizce ( bana oradan atarlanmayın zira istisnalar kaideyi bozmaz ). Ülkenin % 10'u pasaporta sahip ya da değil.. Dünyada neler olup bittiğini ancak her taraflı haber kanallarından izliyorlar. İyi niyetli olanları var onları bahsetmiyorum bile ama geneli böyle. Kendi patronum bile bizzat " buradaki insanların beyinden çok paraları var " demiştir. O derece yani!! Kendi insanı bile kendi milletini kınamakla geçiriyor zamanını. Televizyonlardan gördüğünüz gibi değil. Üniversiteye gitmek istemeyen adam katılıyor orduya mis gibi iş. Eğitimsiz, önyargılı bir asker ne kadar güvenilir olabilir ? Ya da en fazla Türkiye'de ki gibi 2 yıllık bir üniversite de daha bilinmeyen bölümler okuyarak kafalarda soru işaretine neden oluyorlar..
O yüzden siz kendinize güvendikten sonra karşınızda ki Trump olsa dahi bi cacık etmez. Cacık önemli !! Ahahhahahaha O yüzdendir başka bir ülkeye hele de Amerika gibi gündemde ve ne kadar unity dese bile ırkçılık yapan bir ülkeye, bambaşka bir kültüre giriş yapacak olan arkadaşlar iyi şeylerden ziyade sorunlara ve realizme daha çok yaklaşırlarsa daha mutlu olurum. En azından ben bunu göstermek adına çabalıyorum. Yoksa çıkın çıkın gidin Amerika'ya. O da zaten sizi bekliyordu ya alskdjdh
Sözü fazla da uzatmadan bu yazımı da burada keseyim. Karşınızdaki kişinin milletine değil, kendini nasıl eğitip, donattığına bakın sonrasında Amerikalı, İngiliz, Japon bile olsa bir siz edemediğini göreceksiniz. Yakın zamanda başka bir yazıda görüşmek üzereee, hoşçakalıınnnn 😇😇😇
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder